26.1.16

DORSAY VE EMEK SİNEMASI-YILMAZ PARLAR

DORSAY VE EMEK SİNEMASI

Melih Aşık’ın Emek sineması ve Atilla Dorsay’la ilişkin yazısını okuyunca; Atilla Dorsay’ın Emek Sineması yıkımı üzerine “Gerçekleşirse Sabah gazetesinde köşe yazarlığını bırakacağım” tepkisini hatırlatarak aslına uygun yapılmasını Atilla Dorsay’a borçluyuz sözleri üzerine kendimi alamadım.

Kültürel Varlıkların Korunması Tavsiye Kararı (1968) ve Kültürel ve Doğal Mirasın Ulusal
Düzeyde Korunması Tavsiye Kararı (1972) gibi, kültürel ve doğal mirasın korunmasına yönelik birçok uluslararası belgeyi daha önce kabul eden Türkiye bireysel tepkilere bırakmasının üzüntüsünü tekrar gündeme getirdi.  

Tarihî veya geleneksel mekanların zenginlik, kültürel,  ve sosyal faaliyetler çerçevesinde tarihî tüm insanlığın günlük sosyal yaşamların bir parçasıdır.
Yüzyıllar boyunca ayakta kalabilen en somut örnekler olduğunu ve bu alanların korunmalarının ve çağdaş toplumların hayatlarına dâhil edilmelerinin şehir planlamasında ve arazi gelişiminde temel etken olduğunu unutmayalım.

Bütün dünyada, çağdaşlaşma veya genişleme bahanesiyle bu tarihî veya kültürel mirasın, tahrip
edilenlerinin göz ardı edilerek yıkıldığına; akıldışı ve uygunsuz yeniden yapımlarla ciddi nostaljik zarar gördüğüne dikkatimizi toplayalım.
İşte Emek sinema tarihini yaşayan temsilci mekanlardan biri olduğunu, böylece değer kazandığını, ekonomik  kayba sebep olmadığı halde toplumsal rahatsızlığa yol açtığını göz önünde bulundurduğumuzda her  kamu makamlarına yükümlülükler, sorumluluklar içermiş olduğunu hatırlatmayı unutmayalım.
Dorsay pek çok sayılmayacak festival ve törenlerde sunuculuğuyla Emek sinemasına ruh vermiş can vermiştir. Pek çok ödül almıştır, ödül vermiştir.

Aile büyüklerin rant hayaliyle yanıp tutuşan çocuk ve torunlarına, hatıralarını yaşadığı mekanı yıkdırmak istemediği hakkında tanıklığımız sayılamayacak kadar çoğunluktadır.
Söz konusu kültürel mekanın manevi değeri Atilla Dorsay için ve onun gibi düşünen pek çok insanı derinden yaralamıştır. Emek sineması sinemacıların kutsal mekanı olarak bilinir.

yilmazparlar@yahoo.com

Melih Aşık- Milliyet yazısı;

DORSAY

Sinemanın soylu yazarı Atilla Dorsay Emek Sineması yıkıldığı takdirde Sabah’taki köşesini bırakacağını ilan etmişti. Emek Sineması’na kazma vurulduğu gün köşesini terketti.
Emek binası yenilendi, binanın üst katlarına eski salonun bir taklidi yapıldı.
Şimdi Atilla  Dorsay’a deniyor ki:
- Köşeni boşu boşuna terk ettin, bak yıkılan sinemanın yerine yenisi yapıldı...
Atilla Dorsay ise Medyatava’nın yaptığı röportajda diyor ki:
- Bu gibi restler sembolik jestlerdir. Kültürel bir simge haline gelmiş, bir kentin ayrılmaz parçası haline gelmiş bazı yapılar için, icabında Gezi Parkı’nda iki üç ağaç için olduğu gibi bu tür eylemlere girişmek gerekir. Bizim gibi kamuoyuna mal olmuş insanların da bu konuda öncülük etmesi gerekir.
Atilla Dorsay ve diğer aydınlar ayaklanıp farkındalık yaratmasa Emek Sineması yeni binada yine yerini alacak mıydı? Kuşkudayız.
Dorsay’ı kutluyoruz...
                                                       Melih Aşık- Milliyet
                                                           24.01.2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder