20.5.12

Dikkat Bebek Var-Yılmaz Parlar




Dikkat Bebek Var
(What To Expect When You’re Expectıng)

Gösterim Tarihi: 18 Mayıs 2012
Dağıtım: Pinema Film
İthalat: r Film - Mars Entertainment Group
Yönetmen: Kirk Jones
Senaryo: Shauna Cross, Heather Hach, Heidi Murkoff
Oyuncular: Cameron Diaz, Jennifer Lopez, Brooklyn Decker, Elizabeth Banks, Anna Kendrick, Matthew Morrison, Rodrigo Santoro, Dennis Quaid, Ben Falcone, Chace Crawford, Chris Rock, Joe Manganiello


ÖZET

Birçok kere yılın en çok satan kitabı unvanını alan ve tüm dünyada 35 milyon adet satan dizi halinde yayınlanan kitapların ilki olan “Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler”den uyarlanan Dikkat Bebek Var, eli kulağında olan ebeveynlik görevlerinin güçlükleri nedeniyle, kesişen hayatları altüst olan beş çift hakkında, muhteşem ve dokunaklı bir komedi filmi.

Sonunda bir aile kurma sevinciyle havalara uçan televizyon sağlık programı gurusu Jules ve dans programı yıldızı Evan, yüksek tempolu ünlü hayatlarının hamileliğin sürpriz talepleri karşısında hiçbir şansının olmadığını keşfeder. Çocuk delisi yazar ve çocuk savunucusu Wendy, hamilelik hormonları vücudunu altüst edince kendine özgü militan anne tavsiyesinin tadına bakarken, kocası Gary de kendisinden çok daha genç, servet avcısı karısıyla ikiz bebek bekleyen, baskın karakterli ve rekabetçi babası tarafından saf dışı bırakılmamaya çalışmaktadır. Fotoğrafçı Holly çocuk evlat edinmek için dünyanın öbür ucuna gitmeye hazırdır ama kocası Alex o kadar emin değildir ve yeni babaların bütün olayı olduğu gibi anlattığı “herifler” destek grubuna katılarak yaşadığı korkuyu yatıştırmaya çalışır. Seyyar yiyecek arabalarında çalışan ve birbirlerine rakip olan şefler Rosie ve Marco arasındaki sürpriz tek gecelik ilişki beklenmedik bir soru doğurur: İlk randevunuzdan önce bebek gelirse ne yaparsınız?

Evrensel ve öngörülemeyen konuları ele alırken çok renkli sahneler sunan Dikkat Bebek Var, dünyaya çocuk getirme konusunda bütün teşebbüslerde ve zaferlerde mizah ve eğlence buluyor. Filmin başrollerinde Cameron Diaz, Jennifer Lopez, Elizabeth Banks, Chace Crawford, Brooklyn Decker, Ben Falcone, Anna Kendrick, Matthew Morrison, Dennis Quaid, Chris Rock, Rodrigo Santoro, Joe Manganiello, Rob Huebel, Tom Lennon ve Amir Talai oynuyor. Filmin yönetmenliğini Kirk Jones, senaristliğini Shauna Cross ve Heather Hach üstlenirken Heidi Murkoff’un yazdığı “Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler” kitabında dayanıyor. Lionsgate, Alcon Entertainment ile iş birliğiyle filmi sinema severlerle buluşturuyor (Phoenix Pictures yapımı, Lionsgate yapımı bir Kirk Jones filmi).

YAPIM HAKKINDA

“Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler” ilk defa basıldığı 1985 yılından beri, çocuk bekleyen anne babaların çağdaş kutsal kitabı olmuştur. Birçok yıl en çok satan kitap unvanını kazanan ve Heidi Murkoff tarafından yazılan kitap, son 25 yıl içindeki en etkili 25 kitaptan biri olarak gösterilmiştir ve şimdi de dizi halinde yayınlanıp tüm dünyada 25 milyon satan ilk kitap olmuştur. Kitap ne vaatte bulunuyorsa onu sunmaktadır: En güncel bilgi hazinesi ile gizemli ve kestirilemeyen hamilelik süreci konusunda tavsiyeler. Ama gerçek cazibesi eşsiz üslubu: Son derece açık, çağdaş ve empatik ve çok komik bir dil içeriyor. İşte kitabı bir sürü taklitçisinden farklı kılan ve Phoenix Pictures’ın yapımcıları Mike Medavoy, Arnold Messer ve David Thwaites’ın Lionsgate ve Alcon Entertainment iş birliğiyle sinemaya uyarlama fikrine sıcak bakmasını sağlayan da bu.

“Bence çok ama çok zekice, filmin konusu kitaba dayanıyor,” diyor oyuncu Cameron Diaz. Diaz bu komedi filminde çocuk bekleyen beş kadından birini canlandırıyor. “Kitabın ismini hep duymuşumdur. Her zaman ortalıkta dolaşan ve hemen hemen herkesin hayatının bir parçası haline gelen kitaplardandır. Kitabı okuyunca, bütün bu süreci kendisi yaşayan bir dostunuzdan tavsiye alıyormuşsunuz gibi geliyor insana.”

Başrol oyuncularından biri olan Jennifer Lopez de tüm kalbiyle bu fikre katılıyor: “Kitap harika, bu yüzden bu kadar çok beğeniliyor zaten,” diye belirtiyor. “Eksiksiz olarak, haftası haftasına, o an size neler olduğunu anlatıyor. Sanırım kadınlar olarak tabiatımız gereğince, bebek beklerken o kadar endişeleniyoruz ki.... Bu kitapta da ‘Bunun olması normal. Merak etme. Böyle hissetmeniz normal,’ diyor. Bence film de aynı şeyi başarıyor. Birbirinden tamamen farklı beş hikaye anlatarak hamilelik konusunda sizi rahatlatıyor ve güldürüyor.”

Kendisinin iki çocuğu olan Chris Rock kitabın hala karısının komodinin üstünde olduğunu dile getiriyor ve en büyük kızı dokuz yaşında. “Bu kitapla on yıldır yüz yüzeyiz,” diyor. “Ama gerçekte çok faydalı oldu. Çocuk yapmak zor iş. Karım oldukça serinkanlıydı. Ama bir hayal etsenize: Tam dokuz ay boyunca karnınızda üç-üç buçuk kiloluk bir şey taşıdığınızı hayal etsenize. Vücudunuzun içinde olduğunu unutun, yere bırakamayacağınız bir çantanın içinde olsun, bununla uyumak zorundasınız, yüzmek zorundasınız ve yıkanmak zorundasınız. Nereye giderseniz gidin, onu da götürmek zorundasınız. Bakın ne diyeceğim: Şikayet etme hakkınız var.”

Kitabın yazarı Heidi Murkoff ilk başlarda sinema uyarlaması konusunda şüpheleri olduğunu itiraf ediyor ama yapımcıların projeye yaklaşımı sayesinde kısa sürede gönlü alındı. “Yapımcılar kitabımın duyarlılığına uyuyorlardı: Sıcaklık, dostanelik, yardım severlik ve mizah. Kitabın sağlam ellere teslim edildiğini biliyordum,” diye belirtiyor.

Dikkat Bebek Var oyuncularını seçmek göz korkutucu bir görevdi: Yapım ekibi on iki başrol oyuncusunun yer aldığı oyuncu kadrosunu dengelemek zorundaydı. Ne var ki, oyuncular filmin konusuna ve Cross ile Hach’ın senaryosunun gücüne karşı inanılmaz derecede duyarlılık sergilediler. “Kameralar çekime başlamadan oyuncular arasındaki uyumdan yüzde yüz emin olamazsınız, bu yüzden içgüdülerinizi takip etmek zorundasınızdır. Kirk ve ben bu dengeyi kurmak amacıyla tonla zaman harcadık. Bence inanılmaz bir oyuncu kadromuz var: Değiştirmek isteyeceğim tek bir rol veya beklentilerimin ötesine geçmeyen tek bir oyuncu bile yok,” diye dile getiriyor yapımcı David Thwaites.

Filmdeki beş çiftin arasında, hamileliğin başlamasıyla birlikte hayatında en büyük değişimi yaşayanlar kendi sağlıklı yaşam programında çalışan ünlü bir spor hocası olan Jules ve profesyonel bir dansçı olan partneri Evan oluyor. Cameron Diaz ile Matthew Morrison’ın canlandırdığı Jules ve Evan karakterleri, Evan’ın Dansa Var mısın? isimli dans programının mevcut sezonundaki sevilen birincileri olmuştur ve programın devam ettiği üç ay hem mesleki hem de kişisel hayatlarının git gide iç içe geçmesine şahit olmuştur.

“Jules hamile kalacağını düşünmemektedir ama tesadüfen hamile kalır ve bu durum çift olarak bazı şeyleri hızlandırmalarına neden olur bir bakıma,” diye açıklıyor Diaz. “Her ikisi de yoğun meslek hayatına sahip hareketli insanlar ve özellikle Jules ‘dominant’ eş rolünü üstleniyor. Her zaman kontrolün elinde olmasına alışık ama şimdi bu değişmek zorunda.”

Başarılı televizyon dizisi Glee’de izleyicilerin karşısına çıkan ve müzikal tiyatronun emektarlarından biri olan Morrison da iktidar mücadelesi veren diğer ebeveyn oluyor. “Jules ve Evan iki çok akıllı insan,” diye belirtiyor. “Sürekli burun buruna geliyorlar ve bebekle ilgili hemen hemen her durumda veya kararda uzlaşmakta güçlük çekiyorlar. Küçük şeylerden tutun da sünnet gibi büyük şeylere varana dek.”

“Resme bir de bebeğin eklenmesiyle birlikte, bencilliklerinden feragat etmeleri gerektiğini anlıyorlar. Çocuklarının iyiliği için iş birliği yapmaları gerekiyor; bu ne kadar onlara doğal gelse de gelmese de,” diye ekliyor Jones.

Jennifer Lopez ve Rodrigo Santoro’nun canlandırdığı Holly ve Alex karakterleri de benzer kafadalar: İkisi de yaratıcı özelliklere sahip ve özgürlüğe ve istedikleri an istedikleri kararı vermeye alışkınlar. “Holly ve Alex birlikte çok eğlenceliler,” diyor Lopez. “Alex müzikle ilgileniyor, Holly ise fotoğrafçılıkla ve bir süredir evliler. Ama ilişkileri çoğunlukla birlikte iyi vakit geçirme temeline bağlı geçmiştir. Artık büyüme, aile olma ve hayatları konusunda ciddi kararlar alma dönemine geçme vakti gelmiştir. Çocuk yapmaya çalışıyorlar ama olmuyor. Bunun üzerine evlatlık almaya karar veriyorlar. Bu da bu süreçte birtakım kararlar vermelerini gerektiriyor.”

Holly rolündeki Lopez, kendi meslek hayatları olan ve hayatlarının ilerleyen dönemlerinde çocuk yapma eğilimi gösteren birçok çağdaş kadının aile kurmaya ilişkin yaşadığı yoğun baskıyı keşfetme olanağı buldu. “Holly belirli şeyleri yapamıyor olmanın verdiği büyük suçluluk duygusuyla yaşıyor ve bunlardan biri de dünyaya çocuk getiremiyor oluşu,” diye belirtiyor. “Kadınların yapabiliyor olması gereken başlıca şeylerden biri ve bunu gerçekleştiremeyecekmiş gibi hissediyor. Bu yüzden sürekli mükemmel hayatı kurmaya çabalıyor. ‘Evi, bebeği, şunu, bunu alalım.’ Bütün bunların onun üzerinde ne kadar yük oluşturduğunu anlıyor insan.”

Eli kulağındaki babalık görevinin heyecanı ve korkusu, baba olmayı isteyip istemediğinden emin olmayan Alex’i etkiliyor. “Çok ilginç bir karakter çünkü bu gezegende baba olmaktan, aslında da büyümekten korkan bir grup erkeği temsil ediyor. Bu filmde çalışmayı istememi sağlayan gerçek neden bu oldu,” diyor Santoro.

Alex’in şüpheleri, babalığın külfetleri konusundaki genelde komik ama daima çıplak gerçekleri paylaşmak üzere haftada bir defa parkta buluşan, gayrı resmi bir destek grubu olan “Erkekler Grubu”ndan tavsiye istemeye sevk eder baba adayını. Erkekler grubunun lideri Chris Rock’ın canlandırdığı Vic’tir. “Vic, erkekler grubunun başı. En çok çocuk onda var, babalık hakkında en çok şeyi o biliyor. Gördüğüm kadarıyla, ebeveynlik konusunda en deneyimli o. Erkekler grubunun en yaşlısı o.”

Komik oyuncular Rob Huebel (Gabe), Thomas Lennon (Craig) ve Amir Talai (Patel) de Rock’a eşlik ediyor. “Erkekler grubu bir bakıma Yunan korosu gibi.” diye belirtiyor senarist Shauna Cross. “Çıkıntılar korosu sanki ama babalığı gerçekten seviyorlar.”

Erkekler grubu, çocuk büyütmenin nasıl bir şey olduğuna ilişkin erkek bakış açısını temsil ediyor. “Erkekler grubu hamilelik konusunda erkeklerin neler hissettiklerinin gayet net bir resmi,” diyor Jones. “Babalardan genelde söz edilmez ve edilirse de çok pasif gösterilirler. Bu erkekler bütün bu mesele hakkında ne düşündüklerini dile getiriyorlar. Chris, Rob, Tom ve Amir doğaçlama ve birlikte çalışma konusunda muhteşemdiler.” Gruptakilerin arasındaki uyum o kadar iyiydi ki, stüdyo erkekler grubundakilerin hoş ve doğaçlama esprilerini daha çok çekmek için çekimleri uzattı. “Birbirini alt etmeye çalışırken doğaçlama yapma konusunda bu kadar yetenekli dört adamı bulunca yapmak istediğiniz tek şey arkanıza yaslanıp, dinlemek ve tadını çıkarmak oluyor,” diye devam ediyor Jones.

Gruptaki erkeklerin mücadelesine daha parlak ışık tutmak istercesine, erkekler grubundakilerin Davis adında müzmin bekar bir arkadaşları vardır ve gruptakilerin babalık uğruna vazgeçtiği her şeyi temsil etmektedir. Davis, rastgele seks, sık sık seyahat, sınırsız egzersiz ve sorumsuzluk temelli, hareketli bir hayata sahiptir ve True Blood isimli televizyon dizisinde de oynayan Joe Manganiello tarafından canlandırılmaktadır. “Davis dünyadaki en havalı erkek\” diye açıklıyor Manganiello. “Jet sosyeteyle takılıyor, farklı ülkelerde onun için bekleyen kadınlar var; sörf yarışlarında fotoğrafçılık yapıyor. Bütün babalar, Davis, fotoğrafları ve kızları sayesinde farklı bir deneyim yaşamaktadır. Ama nihayetinde Davis de aralarına katılır.”

Jennifer Lopez’in canlandırdığı Holly karakteri gibi, Elizabeth Banks’in oynadığı Wendy karakteri de kısırlık sorunuyla boğuşmaktadır. “Wendy ve Gary manyakça bir takvim tutmaktadırlar; yumurtanın rahme düşüş dönemi, vücut sıcaklığı çok yakından ve dikkatle takip edilmekte, her şey takvime göre izlenmektedir\” diyor Banks. “Çocuk yapma hedefine o kadar odaklanmışlar ki mutlu bir evlilik yaşama hedefini gözden kaçırmışlardır.”

Wendy başarılı bir şekilde hamile kalınca, anneliğe dair parlak bir örnek olmayı beklemektedir. Ne de olsa “Göğüs Seçimi” adını verdiği bir dükkanı olan, bilgili bir emzirme uzmanıdır ve burada kadınlara bebek bakımı konusunda yardımcı olmaktadır. Ancak hamilelik süreci konusundaki bütün uzmanlığına ve ahkam kesmelerine rağmen, nihayetinde kendi başına geldiğinde kelimenin tam anlamıyla dağılır. “Wendy için olduğu gibi, bence, çoğu kadın için hamilelik gerçekten rahatsızlık verici ve bu Heidi Murkoff’ın kitabında gerçekten dile getirdiği şeylerden biri. Hamilelik herkes için farklı oluyor ve hamilelik sürecinde her şeyin en kötüsü ise Wendy’nin başına geliyor,” diyor Banks.

“Hamilelik konusunda o kadar da harika olmayan her şey, mesela şişkinlik, sivilceler, kabızlık, bilek şişkinliği, yorgunluk ve endişe, hepsi Wendy’nin başına geliyor. Elizabeth Banks dahiyane bir komedyen, rolünü çok güzel oynadı,” diye dile getiriyor Jones.

Ben Falcone, Wendy’nin kocası Gary’i canlandırıyor ve Gary Wendy’nin bütün fiziksel ve duygusal krizlerini olgunlukla karşılayarak onu şımartıyor. Önceleri aşırı kilolu olan Gary zayıflamak, özgüvenini artırmak ve eski NASCAR pilotu babasının (Ramsey) amansız rekabetine karşı kendini savunabilmek için çok yoğun çaba sarf etmiştir. Ama Wendy hamile kalınca Gary raydan çıkar. “Gary açısından hamilelik hayatındaki eski meseleleri ve babasıyla olan sorunlarını tekrar hayata döndürüyor. Gary duygusal olarak zorlandığı anlarda kendini yemeğe veren birisi ve Wendy ile empati kurmaya çalıştığı anlarda çok kilo alıyor,” diyor Falcone.

Wendy ve Gary bunun yanında Ramsey ile kendisinden çok daha genç karısı Skyler’ın böbürlenmelerinden de fazlasıyla mustarip oluyor. Skyler ikizlere hamiledir ve sorunsuz bir hamilelik yaşamaktadır. “Bazı kadınlar için hamilelik su gibi geçer gider,” diye açıklıyor Jones. “Skyler hiçbir sorun yaşamıyor. Harika görünüyor ve kendini harika hissediyor. Hamileliğin kattığı o büyü ve olumlu her şey onda var.”

Gary’nin babası Ramsey’yi emektar oyuncu Dennis Quaid canlandırıyor ve Gary’nin dudak uçuklatıcı derecede genç “üvey annesi” olan Skyler’ı da Brooklyn Decker oynuyor. “Dennis’in muhteşem bir duruşu var,” belirtiyor Jones. “Bayağı uzun bir süredir bu işin içinde. Çok şey gördü ve yaşadı. Gerçek yaşam tecrübelerinden gelen doğal özgüveni Ramsey karakteri için mükemmeldi.”

Quaid yaklaşık yirmi yaşındaki oğluyla babalık tecrübesini filme kattı. “İlk çocuğum doğmadan hemen öncesini hatırlıyorum, arkadaşlar babalığın kulüp gibi olduğunu anlatıyorlardı ve o doğumhanede gözlerini açana kadar bu kulüpte işlerin nasıl gideceğini anlamamıştım,” diyor emektar oyuncu. “Çocuk dünyaya gelir gelmez o kulüpte olmanın nasıl bir şey olduğunu ve temelde de bildiğiniz haliyle hayatınızın sona erdiğini, artık sadece sizden ibaret olmadığını kısa sürede anlıyorsunuz. Hayat artık kendinizden önce birini düşünmeniz demek oluyor. Ve bu inanılmaz bir tecrübe.”

Yakın zamanlarda Peter Berg’in Battleship filminde oynayan manken-oyuncu Brooklyn Decker, büyük mizah potansiyeli barındıran bir karakteri canlandırma fırsatının tadını çıkardı. “Skyler konusunda çok heyecanlıydım çünkü çok abartılı bir karakter,” diyor Decker. “Ben Kuzey Carolina’da dünyaya geldim ve burası NASCAR’ın düzenlendiği yerdir, Skyler da NASCAR pilotunun karısı. Senaryoyu okuyunca kendi kendime bu kızı tanıyorum dedim. Ben bu kızla büyüdüm.”

Decker, Skyler’ınki gibi hamileliklerin çok nadir olduğunun farkında. “Protez göbek yerleştirirlerken kendime aynada baktığımda, bir kilo bile almadan, ten rengime göre boyanmış, vücuduma kusursuz bir şekilde oturan, sahte bir göbekle öylece duruyordum ve sadece kendim için değil, gerçek dünyadaki tüm kadınlar için tamamen gerçek-dışı bir örnek teşkil ettiğimi biliyordum. Bütün anne adaylarından peşinen özür dilemem gerekir,” diye itiraf ediyor.

Aklı Havada ve Alacakaranlık Efsanesi filmlerindeki performansıyla dikkat çeken oyuncu Anna Kendrick ve Gossip Girl’de rol alan Chace Crawford, filmdeki beşinci çift oluyor (Rosie ve Marco). Rosie ve Marco, birbirine rakip iki seyyar yiyecek arabasında çalışan, hırslı ve genç şeflerdir; tek gecelik bir ilişkinin arkasından gelen beklenmedik hamilelikle altüst olurlar. “Marco ve Rosie, günün en yoğun saatlerinde kendi spesiyallerinden en çok kimin satacağı üzerine iddiaya girerler ve arkasından bir şeyler içerler, bu da başka bir şeyin yolunu açar,” diye açıklıyor Crawford.

Rosie hamile olduğunu öğrenince, Marco kadar hazırlıksız yakalanmıştır ve onun yaşadığı şey filmin sloganını yansıtmaktadır: söz konusu hamilelik olunca, beklenmedik şeyi bekleyin. “Rosie bir yanıt bekliyor. Bir çözüm bulmak istiyor. Ve Marco’nun kusursuz bir plan yapmasını istiyor. Ama işler hiçbir zaman bu kadar basit değildir,” diye açıklıyor Kendrick.

Dikkat Bebek Var, 26 Temmuz 2011 tarihinde başlayan ilk çekimlerin arkasından Atlanta, Georgia’da ve çevresinde 48 gün (dokuz hafta) devam eden çekimlerle tamamlanabildi. Yapım ekibi her bir hikayeyi ayrı ayrı çekmeye karar verdi, böylece her bir çift rollerine ve birbirlerine alışma konusunda en iyi fırsatı edinmiş olacaklardı. “Sanki beş ayrı kısa film çektik,” diyor Jones. “Çok yoğun iki haftalık çekim dönemlerinde çalışmanın herkes için oldukça yararlı olduğu ortaya çıktı.”

Jones, yaz aylarında Georgia’da özellikle de geniş bir oyuncu kadrosu ve bebekler ve bebek arabalarıyla dolu bir sette çekim yapmanın güçlüklerini tamamen göze alarak çekimlere başladı. Mucizevi bir şekilde çekimler ılık hava koşullarında ve hiçbir aksaklık yaşanmadan tamamlandı. Sorunsuz çekimlerin çoğu, profesyonel bebek bulucusu Dawn Jeffory-Nelson yetenekleri sayesinde mümkün oldu. “Dikkat Bebek Var tek çekimde en çok bebekle çalıştığım film oldu kesinlikle. Tek seferde sette 35 bebeğin, tek bir sahnede ise en az yedi bebeğin olduğu zamanları atlattık. Yani kesinlikle zordu ama bir çaresine bakmasını bildik,” diye belirtiyor Jeffory-Nelson.

Kostüm tasarımcısı Karen Patch ve özel protez makyaj efektleri süpervizörü Matthew Mungle, 38 haftalık çalışma süreleri boyunca hamile karakterlerin değişen siluetlerini doğru bir şekilde yansıtmak için çok yakın çalıştılar. Patch karakterlerin hamileliğinin değişik dönemlerini takip eden tablolar hazırlarken, Mungle da gerekli protezleri yaptı.

Elizabeth Banks, rolünü oynarken kostüm ve protezlerin kendisine son derece yardımcı olduğunu anladı. “Kostümler karakterin o kadar ayrılmaz bir parçası haline gelmişti ki, karaktere içten değil de dışarıdan hayat verildiği durumlardan birini yaşadık,” diye dile getiriyor. “Yürüme konusunda çok ders almamıza gerek kalmadı çünkü 4-5 kiloluk bir göbeği üstünüze geçirdiğinizde sırtınızın bükülmesine, farklı bir şekilde yürümenize ve hareket etmenize yol açıyor zaten,” Banks gülümsüyor ve şunları ekliyor: “Ve bu filmde memelerim harikaydı. Şöyle anlatayım: Benim taktığım memeler internetten alınmıştı. Bunları bizim kullanma amacımız dışında ne için kullandıkları konusunda en ufak bir fikrim yok. Kim alır bunları? Hiçbir fikrim yok. Ama her kim yaptıysa çok sağ olsun çünkü çok işimize yaradılar.”

Ne var ki, kadınlar için, harika protezler ve kostümler, hamileliğinin son dönemine giren bir kadının her türlü davranışını yansıtmada yeterli değildi. Hamileliğin son dönemindeki kadınları eksiksiz bir şekilde yansıtabilmek için, yapım ekibi 1000’den fazla çocuk dünyaya getiren bir ebe/hemşireyi, hamile, çocuk bekleyen veya doğum yapan karakterler iş başındayken sette hazır bulundurdu. Ebe her bir oyuncuyu çok yakından izledi, doğal olmayan ve gerçekçi görünmeyen herhangi bir anı veya hareketi (örneğin Brooklyn Decker’ın oynadığı Skyler oturduğu yerden hızlıca kalkması) ve özgünlüğü pekiştirecek şeyleri (örneğin Elizabeth Banks’in canlandırdığı Wendy’nin hamilelikte bazen görülen ağrı ve yorgunluğu anlatan elini beline koyması) yakalamak için çabaladı. “Bu kadınları doğru yansıttığımızdan emin olmak istedik,” diyor Kirk Jones, “ çünkü izleyicilerin çoğu karakterlerin yaşadığı şeyi tecrübe etmiş kişiler ve doğru yansıtamazsak derhal fark edilir.”

Bazen, çekimlerdeki kadınların inandırıcı bir hamile kadın gibi görünmek için derse gitmelerine gerek kalmadı çünkü zaten hamileydiler! Kirk Jones, filmin başlarında görülen hamile figüranlardan birinin, filmin sonlarına doğru sağlıklı bebeğinin annesi olarak tekrar filmde görülmesini doğru buldu. Başka bir durumda da, çekimlerin sonlandırılmasına dört gün kala, Elizabeth Banks, Ben Falcone ve Rebel Wilson’ın bulunduğu bir sahnede 25 gerçekten hamile kadın ve 95 sahte hamile kadın bulunuyordu. Hamile figüranlardan birinin doğumu başladı ve Heidi Murkoff, set doktoru ve ebe/hemşire/danışman ambulans gelene kadar kadının yanından ayrılmadılar.

Filmdeki kurmaca televizyon programı Dansa Var mısın?’ı yaratmak, filmdeki başka herhangi bir sahneden çok daha fazla hazırlık gerektirdi. Kısıtlı bir bütçeyle ve son derece kısıtlı bir zaman diliminde çalışan yapım amiri Andrew Laws ve mekan ekibi, Atlanta’nın hemen dışındaki Austell’de terk edilmiş bir Home Depot mağazası buldu ve burayı Dansa Var mısın? için göz alıcı sete dönüştürdü. Muhteşem sonuçlar, gerçek dans programı yıldızları Tyce Diorio ve Cheryl Cole’u bile etkilemeye yetti. Dansa Var mısın? programındaki ünlü jüri üyesini canlandırmasının yanında, Diorio filmde ayrıca koreograf görevini üstlendi; Jules ve Evan için caz tarzındaki çaça dansını, Whitney Port’un disko müziği eşliğindeki dansını ve Dwayne Wade’in hip-hopla harmanlanmış dansını sahneye koydu.

Yapım ekibi, pratik mekan kuralını bir durumda daha çiğnemek durumunda kaldılar: Holly ve Alex’in Etiyopya’ya yolculukları. Yeşil diplikler ve maharetli set ekibi sayesinde, Laws ve ekibi McDonough’daki bir kır kilisesini, Etiyopya’daki bir yetimhaneye ve Fulton County’deki havaalanını Etiyopya’daki ücra bir havaalanına dönüştürdü. Bu sahneler, çekirdek çekim ekibinin Johannesburg’da gerçekleştirdiği arka plan çekimleriyle güçlendirildi.

Filmi bitiren yapım ekibi, Dikkat Bebek Var’ın hamilelikteki değişik deneyimleri mizah ve dürüstlükle yansıtmada başarılı olmasını umuyor. “Bence film çocuk yapmanın mutluluğuna gerçekten dokunuyor,” diye açıklıyor Chris Rock. “Baba olmak hayatımda yaşadığım en güzel şey ve bütün bu olaya gerçekten hazırlanmak için kimsenin yapabileceği hiçbir şey yok. Ne kadar paranız olursa olsun, önemli değil. Ne işiniz olursa olsun, önemli değil. Çocuklar harika. Ve her ne olursa olsun sizi seviyorlar.”

Yönetmen Kirk Jones, Dikkat Bebek Var’daki mizah ve duygu harmanının, çocuk yapma konusunda hisleri ne olursa olsun çoğu sinemasevere hitap edeceğini düşünüyor. “Ben herkesin, bir gün olmasa da başka bir gün, çocuk yapma veya yapmama konusunu düşündüğüne inanıyorum,” diyor Jones. “Açıkçası herkese göre olmayan, gayet insancıl bir deneyim ve herkese göre olmak zorunda da değil. Ama konu hakkında düşüncelerimiz her ne olursa olsun, dünyaya yeni insanlar getirme konulu hikayelerin daha etkili olduğu inancındayım. Ve bu filmin çocuk bekleyen çiftler açısından işleri olduğu gibi yansıtabildiğini, gerçekten ne kadar eğlenceli ve tatmin edici olduğunu hatırlatabildiğini düşünüyorum.”

OYUNCULAR HAKKINDA

CAMERON DIAZ (Jules), komedi, aksiyon ve dram türlerinde tüm dünyada beğenilen bir yıldız oyuncudur. Yakın zamanlarda Jake Kasdan’ın başarılı komedisi “Kötü Öğretmen”de Jason Segel ve Justin Timberlake’le; “Yeşil Yaban Arısı” filminde de Seth Rogen ve Jay Chou’yla başrolleri paylaştı. Bunun öncesinde de, DreamWorks stüdyolarının Şrek serisinin son filmi Şrek: Sonsuza Dek Mutlu’da Fiona karakterine tekrar sesiyle hayat verdi. Coen Kardeşler’in suç komedisi “Gambit”in tekrar yapımında Colin Firth’le başrolü paylaşıyor.

Diaz, bir sinema filminde ilk defa 21 yaşında oynadı ve “Maske” filminde Tina Carlisle karakteriyle izleyicilerin beğenisini topladı.

Katkıda bulunduğu önemli sinema eserleri arasında “Gece ve Gündüz,” “Kız Kardeşimin Hikayesi,” “Burada Olan Burada Kalır,” “Kazanma Hırsı;” “New York Çeteleri,” “Vanilla Sky,” “Tatil;” “Yerinde Olsam;” “Kutu,” “Charlie’nin Melekleri: Tam Gaz,” “Charlie’nin Melekleri,” “John Malkovich Olmak,” “Hiç Hesapta Yokken,” “Ah Mary Vah Mary” ve “En İyi Arkadaşım Evleniyor” bulunmaktadır.

JENNIFER LOPEZ (Holly), tüm dünyada 60 milyonun üzerinde albüm satmıştır ve “Vay Kaynanam” ve “Darısı Başıma” gibi birçok gişe filminde başrol oynamıştır. 2001 yılında “Darısı Başıma” gişede en üst sırada yer alırken, “J. Lo,” albümü Billboard Top 200 listesinde bir numaraya yerleşti. Bu durum onu aynı hafta içerisinde hem sinema hem de müzik listelerinde bir numarada yer alan ilk kadın unvanını getirmiştir.

Lopez, canlandırdığı Selena karakteriyle büyük beğeni toplamıştır ve bu rolü ona Altın Küre Ödüllerinde adaylık getirmiştir.

Katkıda bulunduğu başka filmler arasında Robert Redford ve Morgan Freeman’la oynadığı Lasse Hallström’ün yönettiği “An Unfinished Life”, Oliver Stone’un yönettiği “U-Turn”, “Aşk Masalı”; “Money Train”; Robin Williams’la birlikte oynadığı, Francis Ford Coppola’nın yönettiği “Jack”; Jack Nicholson’la birlikte oynadığı “Blood and Wine”; Luis Mandoki’nin yönettiği “Melek Gözler”; “Hücre”; George Clooney ile birlikte oynadığı, Steven Soderbergh’in yönettiği “Out of Sight”; Michael Apted’in yönettiği “Yeter”; ve “Anaconda” bulunmaktadır.

ELIZABETH BANKS (Wendy) Hollywood’un en çok aranılan ve en üretken oyuncularından biri haline gelmiştir. Yakında beyazperdeye yansıyacak filmleri arasında “Welcome to People” bulunmaktadır. Bu dönemde, Açlık Oyunları filmindeki Effie Trinket rolüyle sinemaseverlerle buluşmaktadır.

Bunun yanında DreamWorks Pictures’ın yakında izleyicilerle buluşacak filmi “People Like Us”ta da Chris Pine, Olivia Wilde ve Michelle Pfeiffer’la başrolleri paylaşmaktadır. “Man on a Ledge” filminde de Sam Worthington’la birlikte rol almaktadır.

Ağustos 2011’de Paul Haggis’in yönettiği “Our Idiot Brother” filminde Paul Rudd, Emily Mortimer ve Zooey Deschanel’la birlikte, 2011 Ocak ayında Sundance Film Festivali’nde prömiyer yapan “The Details” filmiyle perdede boy göstermiştir.

2010 yılında da “Kaçış Planı” filminde Russell Crowe’la başrolü paylaşmıştır. Banks, 2008 yılında Oliver Stone’un yönettiği “W” filminde Josh Brolin’in karşısında “First Lady Laura Bush” rolüyle eleştirel beğeni kazanmıştır.

CHACE WARWFORD (Marco), yetenekli bir genç oyuncudur ve yıldızı bir anda parlayan oyunculardan olmuştur. Crawford önümüzdeki dönemde Bruce Beresford’un yönettiği “Peace, Love and Misunderstanding”de Catherine Keener, Elizabeth Olsan ve Jane Fonda’yla başrolleri paylaşacaktır.

Crawford, The CW kanalının başarılı dram dizisi “Gossip Girl”de, yakışıklı, zengin ve tanınmış bir ailenin tek çocuğu olan Nate Archibald karakterini canlandırmaktadır. Dizi Cecily Ziegesar’ın çok satan kitabına dayanmaktadır ve senaristliğini Stephanie Savage ile Josh Schwartz üstlenmektedir. Halihazırda dizinin beşinci sezonu yayınlanmaktadır.

BROOKLYN DECKER (Skyler), 16 yaşında mankenlik yapması için arkadaşları tarafından teşvik edilmesinin ardından, Charlotte’ta kurulu manken ajansı Evolution Models’la tanıştı. Bu sayede mezuniyet balosu giysisi tasarımcısı Mauri Simone’un marka yüzü olarak ilk işini kaptı. 18 yaşında New York City’ye taşındı ve Marilyn Model Management’la anlaştı.

Brooklyn, 2006 yılında Sports Illustrated’ın son derece tutulan “Mayo Sayısı”nda çıkmasıyla çıkış yakaladı.

2011 yılının başlarında, bir plastik cerrahın (Adam Sandler) abayı yaktığı genç öğretmeni canlandırdığı “Hayatım Yalan” ile ilk defa bir sinema filminde oynamış oldu.

Brooklyn yakın dönemde Pete Berg’in yönettiği “Battleship” filminde Taylor Kitsch, Alexander Skaarsgard, Liam Neeson ve Rihanna’yla birlikte başrol oynadı.

BEN FACONE’nin (Gary) komedideki yetenekleri, 2011 yazının son derece başarılı filmi “Nedimeler”le açığa çıktı. Gerçek hayatta karısı olan Melissa McCarthy’nin karşısında canlandırdığı Komutan Jon canlandırması, komedi dünyasından tanınmış karakter oyunculuğuna geçmesini sağladı.

Dikkat Bebek Var’ın tamamlanmasının ardından, Falcone işine geri döndü ve CBS kanalının yarım saatlik komedi dizisinin pilot bölümünde görev aldı. Ben iş dışında kalan her boş anını Vivian ve Georgie’ye babalık yaparak geçiriyor.

ANNA KENDRICK (Rosie), Dylan Kidd’in yönettiği komedi filmi “Get A Job”da, Bryan Cranston’la birlikte çalışmaktadır. Yakın zamanlarda Summit Entertainment’ın dram-komedisi Şansa Bak’ta Seth Rogen ve Joseph Gordon-Levitt’le birlikte başrol oynadı. Genç yıldızın önünde başka projeler de bulunuyor: Jake Gyllenhaal’la birlikte oynadığı “End of Watch”ta başrol; bu suç-dram filminin yönetmenliğini David Ayer üstlenecek. Focus’un animasyon filmi “ParaNorman”da bir karakteri seslendiriyor ve “Rapturepalooza” isimli felaket komedisinde de başrol oynuyor. Anna “Pitch Perfect” isimli komedi filminin çekimlerini yeni bitirdi.

Kendrick, 2010 yılında George Clooney ve Jason Bateman’la birlikte, Jason Reitman’ın yönettiği Aklı Havada filminde başrol oynadı. Kendrick bu rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandı.

Anna, türleri harmanlayan “Scott Pilgrim vs. The World” isimli aksiyon filminde, Michael Cera’yla birlikte rol aldı. Ayrıca, Alacakaranlık serisinde de oynamıştır.

MATTHEW MORRISON (Evan) Tony, Emmy ve iki Altın Küre Ödülüne aday gösterilmiştir.

Morrison, Fox kanalının başarılı müzikal komedisi “Glee”nin üçüncü sezonunda oynamaktadır. Morrison dizide, iyimser bir lise öğretmeni olan Will Schuester’ı canlandırıyor.

Morrison, New York Üniversitesi’nin ünlü Tisch Güzel Sanatlar Fakültesi’nde müzikal tiyatro, ses sanatları ve dans eğitimi aldı. Morrison, çok beğenilen “Hairspray” müzikalindeki deli aşık Link Larkin karakterini canlandırmasıyla Broadway’de çıkış yakaladı.

DENNIS QUAID (Ramsey), zamanımızın en karizmatik oyuncularından biridir.

Quaid önümüzdeki dönemde Bradley Cooper, Jeremy Irons ve Olivia Wilde’la birlikte oynadığı “The Words”le izleyicilerin karşısına çıkacaktır. Film 2012 Sundance Film Festivali’nde prömiyer yapmıştır. Bu yılın başında, Dennis Martin Guigui’nin bağımsız yapımı “Beneath the Darkness” filminde rol almıştır.

Quaid, yakın zamanlarda Gabriele Mucciono’nun yönettiği, Gerard Butler, Uma Thurman, Jessica Biel ve Catherine Zeta Jones’un da rol aldığı “Playing the Field” çekimlerini tamamlamıştır. 2011 yılında Ramin Bahrani’nin yönettiği, Zac Efron ve Heather Gramham’ın oynadığı “Heartland” filminde de rol almıştır.

Büyük beğeni toplayan 2002 tarihli “Cennetten Çok Uzakta” filmindeki performansıyla, New York Film Eleştirmenleri Cemiyeti ve Bağımsız Spirit Ödülleri’nde Yılın En İyi Yardımcı Erkek Oyuncusu dalında ödüller, Altın Küre Ödülleri ve Oyuncular Birliği Ödüllerinde de adaylık kazanmıştır.

CHRIS ROCK (Vic), eleştirmenler ve izleyiciler tarafından alkışlanmaktadır ve çağımızın en güçlü komedyenlerinden biridir. Brooklyn’de büyüyen Rock, dört Emmy ödülü, üç Grammy ödülü kazanmış, en iyi 100 komedyen listesinde de beşinci gösterilmiştir.

Haziran ayında, DreamWorks’ün animasyon filmi “Madagaskar 3”te Marty’yi tekrar seslendirecektir. Rock daha önce “Madagaskar 2” ve 2005 yılında izleyicilerle buluşan ve gişede büyük başarı elde den “Madagaskar” filmlerinde de rol almıştır. 2012’nin ilerleyen aylarında “2 Days in New York” filmiyle izleyicilerle buluşacaktır.

Rock 201o yılında, “Death at a Funeral”ın yanında, komedi filmi ‘Büyükler’’de Adam Sandler, Kevin James ve Salma Hayek’le birlikte izleyicilerle buluşmuştur. 1980’lerde öğrencilerin çoğunlukla beyaz olan bir okulda okuyan siyah bir çocuğun öyküsünü anlatan “Everybody Hates Chris” dizisinde hem yaratıcı hem de anlatıcı olarak görev alan Rock, kendi hayatından ilham almıştır.

Rock’ın katkıda bulunduğu diğer filmler arasında “Head of State,” “Beverly Hills Cop II,” “CB4,” “Boomerang,” “Panther”, “New Jack City,” “I’m Gonna Git You Sucka!” “Cehennem Silahı 4,” “Dr. Doolittle,” “Dogma,” “Gizli Ortak,” “Down to Earth,” “I Think I Love My Wife,” ve “The Longest Yard” bulunmaktadır.

RODRIGO SANTORO (Alex) Brezilya’nın en yetenekli ve ünlü oyuncularından biridir ve ABD’de adından söz ettirerek Hollywood’un önde gelen erkek oyuncularından biri olmayı başarmıştır.

Santoro, Fox’un 2011 tarihli gişe filmi “Rio”da Anne Hathaway ve George Lopez’in yanında başrollerden birini seslendirmiştir. Bunun yanında “I Love You Phillip Morris” filminde Jim Carrey ve Ewan McGregor’la birlikte başrol oynadı; Carey’nin ilk aşlı “Jimmy”yi canlandırdı.

Katkıda bulunduğu filmler arasında “The Post Grad Survival Guide” ile Steven Soderbergh’in yönettiği “Che” ile Pablo Trapero’nun yönettiği “Lion’s Den” bulunmaktadır. Santoro Universal’ın romantik komedisi “Aşk Her Yerde filminde de başrol paylaştı. Bunun öncesinde “Charlie’nin Melekleri: Tam Gaz” filminde çok aranan bir rolle Amerika’daki çıkışını yapmıştır.

Rodrigo, “300: Battle of Artemisia” filminde Eva Green ve Sullivan Stapleton karşısında “Xerxes” karakterini canlandırmak üzere seçilmiştir.

JOE MANGANIELLO (Davis), HBO kanalının eleştirel beğeni toplayan “True Blood” dizisinde sadık, akıllı kurt adam Alcide Herveaux karakterini canlandırıyor. People dergisi tarafından yaşayan en seksi erkeklerden biri olarak gösterilen Mangeniello, şimdiden merakla beklenen dizinin beşinci sezonunda tekrar izleyicilerle buluşacak.

Manganiello, Steven Soderbergh’in bir sonraki filmi “Magic Mike”ta da boy gösterecektir. Yakın zamanlarda, CBS’in beğenilen komedi dizisi “Two and a Half Men”de konuk yıldız olarak oynadı. Bu bölüm Joe’nun televizyon komedilerine dönüşü oldu. Bunun yanında Amerika’nın sevilen aksiyon-dram dizilerinden olan “White Collar”da da konuk oyuncu olarak oynadı.

Manganiello, Sam Raimi’nin yönettiği “Örümcek Adam” üçlemesinde Peter Parker’ın ezeli düşmanı “Flash Thompson”ı da canlandırmıştır.


YAPIM EKİBİ HAKKINDA

KIRK JONES (yönetmen), İngiltere’de sinema-televizyon bölümünden mezun olmadan önce ulusal öğrenci filmi ödülü kazandı ve 1998 yılında ilk uzun metraj filmi “Ned Devine’i Diriltmek”i toplam 3 milyon dolarlık bütçeyle yazdı ve yönetti. Film tüm dünyada izleyicilerin ilgisini çekti ve onları eğlendirdi ve bütçeyle orantılı olarak tüm dünyada en çok gişe yapan ikinci film oldu; Amerika ve Avrupa’da eleştirel beğeni ve ödül topladı; Jones’a En İyi İlk Film dalında BAFTA adaylığı kazandırdı.

Jones çıkış filminin arkasından kendi sinema filmi projelerini yazmaya ve geliştirmeye devam etti ve yıllar boyunca çeşitli ödüller kazanan reklam filmleri de yönetti. 2004 yılında Working Title/Universal Pictures için ‘Sihirli Dadı’ filmini yönetti. Senaryosunu Emma Thompson’ın yazdığı ve başrollerinde Emma Thompson, Colin Firth, Kelly MacDonald, Angela Lansbury, Derek Jacobi ve Imelda Staunton’ın oynadığı film tüm dünyada 140 milyon dolar hasılat yaptı ve o yıl İngiltere’de ilk ona girdi; böylece devam filmi için talep oluşturdu.

Jones 2009 yılında kendi yazdığı ve yönettiği “Herkesin Keyfi Yerinde”yi yaptı. Film, Robert De Niro, Drew Barrymore, Kate Beckinsale, Sam Rockwell ve Melissa Leo’dan oluşan inanılmaz oyuncu kadrosunu bünyesinde barındırıyordu.

HEIDI MURKOSFF (kitabın yazar, başyapımcı), dünyanın en çok satan hamilelik ve ebeveynlik konulu kitap olan “Bebek Beklerken Sizi Neler Bekler”in yazarıdır. Bunun yanında whattoexpect.com sitesinin yaratıcısı, What to Expect Vakfı’nın da kurucusudur. Time dergisi 2011 yılında Heidi’yi Dünyanın En Etkili 100 Şahsiyeti arasında göstermiştir. 2005 yılında, Daha İyi Bir Yaşam İçin Kitaplar Şöhret Salonu’na kabul edilmiştir.

Heidi Murkoff, “Bebek Beklerken Sizi Neler Bekler” kitabına yönelik fikri, tavsiyeye çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde başvurduğu kitapların kafasındaki sorulara yanıt veremediği veya endişelerini yatıştıramadığı ilk hamileliği zamanında geliştirdi.

Hamileliğin kutsal kitabı olarak anılan kitap, geliştirmek amacıyla dört kez gözden geçirildi ve 17 milyondan fazla baskısı yapılıyor. USA Today, “Bebek Beklerken Sizi Neler Bekler”i son 25 yılın en etkili kitaplarından biri olarak göstermiş, hamilelikte rehber kitap alan anne adaylarının %93’ünün bu kitabı seçtiğini bildirmiştir.

Kitabın devamı niteliğinde “What to Expect in the First Year” (Birinci Yılda Sizi Neler Bekler) ikinci baskısında 10 milyondan fazla satmıştır. Serideki diğer kitaplar arasında “Eating Well When You’re Expecting” (Çocuk Beklerken İyi Beslenme), “What to Expect Before You’re Expecting” (Çocuk Beklemeden Önce Sizi Neler Bekler) (gebe kalmak için kusursuz bir rehber) ve “What to Expect” ailesinin yeni üyesi: “What to Expect in the Second Year” (İkinci Yılda Sizi Neler Bekler). “What to Expect” serisi kitaplar tüm dünyada 35 milyondan fazla sattı ve 30’dan fazla dilde yayınlandı.

2005 yılında, Heidi “What to Expect” (WTE) markasını www.whattoexpect.com sitesiyle internet ortamına taşıdı. 2009 yılında, WTE Gebelik Takipçisi (tüm dünyadaki en popüler gebelik uygulaması), WTE Doğurganlık Takipçisi, WTE Bebek İsmi Bulucu ve WTE Birinci Yıl Takipçisi gibi uygulamalarla cep telefonu uygulama pazarına da girmiş oldu.

Heidi’nin anne ve bebeklere yönelik tutkulu bağlılığı, kar amacı gütmeyen, yoksun ailelerin sağlıklı hamilelik dönemi geçirmelerine, güvenli bir şekilde bebeklerini dünyaya getirmelerine ve sağlılık, mutlu bebekler edinmelerine katkıda bulunmayı kendine amaç edinen What to Expect Vakfı’nın kurulmasına ön ayak oldu. Vakıf tüm dünyada yardıma muhtaç annelerin ihtiyaçlarına yanıt vermeye çalışmaktadır.
yilmazparlar@yahoo.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder