20.2.13

"BENİM ÇOCUĞUM" GALASINA YOĞUN İLGİ-YILMAZ PARLAR


"BENİM ÇOCUĞUM" GALASINA YOĞUN İLGİ

Pınar Selek "Bu film demir kapının kilidine sokulmuş bir anahtar"


Çocukları lezbiyen, gey, biseksüel, trans bireyler olan Türkiyeli bir grup anne babanın hikayelerini konu alan Benim Çocuğum isimli belgeselin galası 19 Şubat Salı günü, Atlas Sineması'nda gerçekleştirildi. 700 kişinin katıldığı galaya tele-konferans ile bağlanan Sosyolog Pınar Selek " Bu film demir kapının kilidine sokulmuş bir anahtar" dedi.

Çocukları lezbiyen, gey, biseksüel, trans bireyler olan Türkiyeli bir grup anne babanın hikayelerini konu alan Benim Çocuğum isimli belgeselin galası 19 Şubat Salı günü, Atlas Sineması'nda gerçekleştirildi. Yapım bütçesinin bir bölümü "kitlesel fonlama" yöntemiyle oluşturulan ve sadece destekçilerin davetli olduğu özel galaya 700'ün üzerinde kişi katıldı. Oyuncu Ayça Damgacı’nın sunduğu galanın ilk konuşmacısı filmin yönetmeni Can Candan oldu. Bundan iki yıl önce LİSTAG gönüllüsü bir grup anne-babayla ve aktivistlerle birlikte bir yolculuğa çıktıklarını söyleyen Candan, "Bu ortak yolculuğumuz hâlâ devam ediyor ve bu akşam bu yolculuğumuzun önemli bir noktasındayız. İki yıllık ortak çalışmamızın sonucu olan ‘Benim Çocuğum’ belgeselimizi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk ve coşku duyuyoruz. Ben bu akşam karşınızda dünyanın en şanslı insanlarından biri olduğumu hissediyorum ve bütün LGBT kardeşlerimizi, dostlarımızı, ailelerimizi, yoldaşlarımızı ve destekçilerimizi, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Bu yolculukta sizlerin desteği olmadan bu noktaya gelemezdik. Başından beri bize inandınız, bizden desteğinizi esirgemediniz" dedi.

Eşi görülmemiş dayanışma

Bu filmin gerçekleşebilmesi için Hollanda ve İsveç Konsoloslukları, İngiltere Büyükelçiliği, Uluslararası Af Örgütü, Global Diyalog, Planet Romeo Vakfı ve Anadolu Kültür gibi kurumların maddi kaynak aktardıklarını belirten Candan, "kitlesel fonlama" kampanyası sırasında da yüzlerce bireysel katkı aldıklarına işaret etti. Eşi görülmemiş bu dayanışma örneğinin belgesel sinema alanında bir takım ilklere sebep olduğunu belirten Candan, "Sizler ve desteğiniz olmasaydı bu film olamazdı" dedi.

 

Pınar Selek sürprizi

Gala sırasında filme başından itibaren destek veren Sosyolog Pınar Selek'le tele-konferans bağlantısı kuruldu. Selek, "Bu film demir kapının kilidine sokulmuş bir anahtar bence. Birazdan bu kapı aralanacak ve aşka, cinsiyete, farklılığa dair bir ışık karşılayacak bizi. Bu anahtarı yaratmak için bir kaç kişinin nasıl çalıştığını biliyorum. Onların cesur, mütevazi ama devrimsel yolculuklarını izlerken hep güç aldım. Korkuyorlardı, utanıyorlardı, çekiniyorlardı, neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlardı ama devam ettiler. Sevgileri o kadar güçlüydü ki basma kalıp klişelerin çocukları ile aralarına nasıl sınırlar koyduklarını gördüler. Ben nasıl mutlu olduklarına, mutluluğu paylaşmak için kollarını nasıl sıvadıklarına tanık oldum. Başka anne babalar acı çekmesinler diye, gençler aile kurumunun kalıpları arasında ezilip gitmesinler diye, hep birlikte anlayışa, özgürlüğe dayanan ilişkiler yaşayalım diye. İnsan filmi izleyince nereden nereye diyor; en olumsuz koşullarda bile, dayanışmanın, sabrın, kararlılığın, birliğin, emeğin ne mucizeler yaratabileceğini bir kez daha görüyor. Filmi izleyince kendi kendime dedim ki dayan her şey değişir. Ben sizden bir kez daha öğrendim sevgi tüm paslı kilitleri açan yegane anahtar" dedi. Seyircilerin dakikalarca ayakta alkışladığı filmin gösteriminin ardından film ekibi soruları yanıtladı.


Biletler tükenince ek salon açıldı
!f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında gösterime giren Benim Çocuğum filmine gösterilen yoğun ilgiden dolayı, festivalde ek gösterim açıldı. Filmin halka açık ilk gösterimi 21 Şubat Perşembe günü İstinye Park’ta, ek gösterimi ise 22 Şubat Cuma günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde yapılacak. Festival kapsamında film Istanbul’da 4 defa gösterilecek. Bunu !f Ankara ve !f İzmir gösterimleri izleyecek.

BENİM ÇOCUĞUM ŞUBAT AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

19 Şubat, Salı: LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla, özel davetiyeli gala

Yer: Atlas Sineması, Beyoğlu / Saat: 19:30 Kokteyl, 20:30 Gösterim 22:00 Soru-Cevap

21 Şubat, Perşembe: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında halka açık ilk gösterim Yer: İstinye Park Sineması / Saat: 19:30 Gösterim 21:00 Soru-Cevap

22 Şubat, Cuma: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında, LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla “Bir İnisiyat!f: Listag” etkinliği Yer: SALT/Beyoğlu/Açık Sinema / Saat: 15:00 – 17:00

22 Şubat, Cuma / EK GÖSTERİM: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında, İstanbul Anadolu yakası gösterimi Yer: Caddebostan Kültür Merkezi Sineması / Saat: 17:00

23 Şubat, Cumartesi: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında, İstanbul Anadolu yakası gösterimi, LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla

Yer: Caddebostan Kültür Merkezi Sineması / Saat: 17:30 Gösterim, 19:00 Soru-Cevap

24 Şubat, Pazar: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında, İstanbul Avrupa yakası gösterimi, LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla Yer: Beyoğlu Fitaş Sineması / Saat: 13:00 Gösterim: 14:30 Soru-Cevap

24 Şubat, Pazar: !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali !f2 Etkinliği kapsamında, 31 şehirde eşzamanlı gösterim Yer: Türkiye’de 26 şehir ve Lefkoşa, Gümrü, Erivan, Ramallah, Kudüs. / Saat: 13:00 (Türkiye saati ile) 14:30 Soru-Cevap

26 Şubat, Salı: LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla, özel davetiyeli Ankara Galası Yer: Cinemaximum Armada / Saat: 19:00 Kokteyl, 20:00 gösterim.

27 Şubat, Çarşamba: LİSTAG'lı ailelerin ve yönetmenin katılımıyla, özel davetiyeli İzmir Galası Yer: Cinemaximum Bornova Forum / Saat: 20.00 Kokteyl, 21:00 gösterim.

FİLMİN KÜNYESİ:

Yönetmen: Can Candan

Yapım: Surela Film

Yapımcılar: Can Candan, Ayşe Çetinbaş, Gökçe İnce

Ortak Yapımcı: H. Metehan Özkan

Görüntü Yönetmeni: Oğuz Yenen

Ses: Öğünç Hatipoğlu

Kurgu: Gökçe İnce

Yardımcı Yönetmen: Boysan Yakar

Danışmanlar: H. Metehan Özkan, Mehmet Tarhan

Fimdeki Ana Karakterler: (Anne Babalar) Ömer Ceylan, Şule Ceylan, Günseli Dum, Pınar Özer, Sema Yakar, Nilgül Yalçınoğlu, Zeki Yalçınoğlu. (Aktivistler) H. Metehan Özkan, Mehmet Tarhan


CAN CANDAN / YÖNETMEN

Belgesel sinemacı ve akademisyen Can Candan lisans derecesini ABD’de Hampshire College'dan sinema-televizyon dalında, sanatta yeterlik (doktora seviyesi) diplomasını da yine ABD’de Temple Üniversitesi’nden film ve medya sanatları dalında aldı. Yönetmenliğini yaptığı belgeseller Boycott Coke (1989), Exodus (1991), Duvarlar, Mauern, Walls (2000) ve 3 Saat (2008) festivallerde, galerilerde, televizyonlarda, konferanslarda, üniversitelerde gösterildi, çeşitli ödüller kazandı. 2000 yılına kadar ABD'de, sonrasında da Türkiye’de çeşitli üniversitelerde ve eğitim kurumlarında film - medya sanatları üzerine dersler verdi, atölyeler düzenledi. 2000 -2005 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim elemanı, bölüm başkanı ve yüksek lisans program direktörü olarak çalıştı. 2005-2009 yılları arasında Sabancı Üniversitesi’nde ders veren Candan, 2007’de Boğaziçi Üniversitesi’nin öğretim kadrosuna katıldı. Benim Çocuğum, Belgesel Araştırmaları Merkezi docİstanbul’un kurucularından olan Candan'ın üçüncü uzun metraj belgesel filmi.



FİLMOGRAFİ:

Kısa Metraj: Boycott Coke (1989); Exodus (1991)

Uzun Metraj: Duvarlar, Mauern, Walls (2000); 3 Saat (2008); Benim Çocuğum (2013)



AİLELER VE LİSTAG (LGBT Aileleri İstanbul Grubu)

Ocak 2008’de Lambdaİstanbul LGBT Dayanışma Derneği çatısı altında bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda ebeveynin bir araya gelmesiyle ilk filizlerini atan LİSTAG, çocukları LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) olan anne babalar ve aile yakınları için çalışan bir dayanışma ve destek grubudur. Her hafta gruba yeni katılan bireylerle tanıştıkları ve etkinliklerini planladıkları toplantılar ve ayda bir kez de LGBT bireylerinin aileleriyle bir araya geldikleri yemekler düzenleyen LİSTAG her ayın ilk perşembesi Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin (CETAD) gönüllü psikiyatrları ve psikologlarıyla bir araya gelip, biyolojik cinsiyet, cinsel kimlik, cinsel yönelim, cinsel rol ve davranış, toplumsal cinsiyet gibi kavramlar üzerine tartıştıkları toplantılar gerçekleştiriyor. Her ayın üçüncü cumartesi Lambda Kültür Merkezi’nde “açılma” toplantılarına katılan aileler aynı zamanda toplumda görünürlük kazanabilmek amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin düzenlediği panel ve söyleşilerde yer alıyor. 2008’den beri Onur Haftası Yürüyüşleri’nde en çok dikkat çeken gruplardan biri olan LİSTAG üyeleri İtalya’daki AGEDO, Almanya’daki BEFAH, İngiltere’deki FFLAG ve İspanya’daki AMGYL ile ortak toplantılar düzenliyor.



Aile kavramını yeniden tanımlamak…

Geleneksel aile kavramına alternatif bir yaklaşım sunan LİSTAG’da örgütlü anne-babalar, bocalayarak, kabullenerek, çaba harcayarak, yeniden keşfederek ama en önemlisi “karşılıksız severek” kan, toprak bağı gibi yollarla gelen geleneksel aile kodlarını sorgulamayı başardı. Yarattıkları bu yeni aile kavramını, Judith Buttler’ın “performatif” (edimsel) kavramına gönderme yapan “emek harcayınca hayat bulan aile” olarak tanımlamak mümkün. Katıldıkları her toplantıda ve yürüyüşte LGBT çocuklarının yanında durarak “başka bir aile mümkün” ve “çocuğumun yanındayım!” mesajlarını veren LİSTAG’lı evebeynler, eşcinselliğin, biseksüelliğin ve translığın bir hastalık veya bir sapkınlık olmadığını, onların dünyada yalnız olmadıkları göstermekle kalmayıp ulaştıkları sayısız aileye de can simidi oldular.


yilmazparlar@yahoo.com

 
 

  


                                                                                                                                                           

 

 

 



 

 


 

 
 

Sismanoglio Megaro’da “Unutulmayan Darıca” Belgeselli-Yılmaz Parlar

“UNUTULMAYAN DARICA”
Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu ve Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneği, Sismanoglio Megaro’da, Grigori Oikonomidis’in “Unutulmayan Darıca” adlı tarihsel belgesel sunumunu düzenledi.



Senaryo Grigoris Oikonomidis, Anlatım Andreas Marianos, Kamera Vaios Syrros, Grigoris Oikonomidis, Müzik Kiriakos Kailaitzidis – Müzik grubu “en chordes”, Montaj- Ses düzenlemesi: Christos Giannakopoulos tarafından yapılan belgesel Bizans'ın Risio-bugünkü Darιca- Aretsou ilçesinin antik çağlardan günümüze kadar tarihsel gelişimi ve yerleşkelerin günlük yaşamlarını gösteriyor.

Bölgenin jeomorfolojisi, Aretsou’nun İstanbul ile ulaşım bağlantısı ve mimarlık geleneğini kapsamlı bir şekilde sunuyor.

Sayın İstanbul Ortdokos Ruhani Lideri Patrik I. Bartholomeos’ un katıldığı belgesel gösterimi öncesi Grigoris Oikonomidis yaptığı konuşmasında “ Bugün yıllardır düşlediğim bir hayal gerçekleştiği için çok duyguluyum. Rision- Areçu- Darıca adlı kitabımın 2009 yıllında  basılmasından dört yıl sonra, Şişmanoğlu konağının misafirperver salonunda yeni çalışmamı size sunmak fırsatını  bulmaktayım. Gördüğünüz gibi Darıca hakkında merakım sonsuzdur.


Bugünkü  sunu, programlanmış üç sununun üçüncüsüdür. Bu  yolculuk 22 Aralık’ta Selanik’te Kalamarya  ve Neon Rision  halkının onuruna yapılan sunu ile başladı, ardından Atina’da 13 Aralık’ta Mihalis Kakoyannis Vakfında küçük bir durak  yaptıktan sonra İstanbul’da  burada tamamlanıyor. Böylece bugün  buradayız, 90 dakikalık tarihi dokümanter filminin  yapımını  Darıca’lı olmayan değerli arkadaşlardan bir  grupla yaptık, onlara da Darıca sevgisini  aşılayarak “İstanbul’un unutulmayan Darıca’sı” adlı eseri  meydana getirdik.

Son senelerde Yunanistan’ın mali koşulları zor durumda olduğundan çok  küçük bir bütçe  fakat kişisel uzun süreli bir çalışma ve sonsuz merakla, gazeteci Vaios Sirros’un enfes film planları ile, aktör ve rejisör Andreas Marianos’un çok güzel sesi ile, müzisyen Kiriakos Kalaycidis ve “En hordes” adlı müzik grubunun geleneksel  ahenk ve müziği ile ve bütün bunları  harika bir şekilde fotograf ve ses olarak birleştiren montör Hristos Yiannakopulos’un yardımı ile  istediğimiz kalitede bir  sonuç ortaya çıktığını  sanıyoruz.

Baş rolü özellikle birinci kuşak mültecilerden Darıcalı Rum ve Türkler oynadı  zira bir taraftan Rumların Darıca’da ve yeni memleketlerinde başlarından geçenleri,  öbür taraftan Türklerin  doğdukları toprakları bırakıp Darıca’daki günlük yaşamlarını anlatılar.

Aynı zamanda bilim adamları ve bu gibi filmde değinilen konularla uğraşan Istanbul’lu Rumlar dokümanterde rol aldılar.” Sözlerle belgeselini özetledi.

İstanbul Yunanistan başkonsolosu Nicolas Matthioudakis “ Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğunun, Sismanoglio Megaro binası bugün, büyük bir sevinç ve onurla Türkiye’de ilk defa gösterilecek olan Grigoris İkonomidis’ in Unutulmayan Darıca isimli tarihsel belgeseline ev sahipliği yapmaktadır.


Rum Cemaat Vakıfları Destekleme Derneği işbirliği ile düzenlenen bugünkü faaliyet için Dernek Başkanı Antonis Parizianos ve iş arkadaşlarına özel teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

İsminden de anlaşıldığı gibi Unutulmayan Darıca, tarihsel içerikli bir belgeseldir. Bay İkonomidis’ın yakın geçmişte yayınlanan kitabina eşlik etmektedir.

Belgesel, Byzans zamanlarında Risio daha sonrasında Aretsoy olarak bilinen, bugünükü Darica’nın tarihine odaklanmaktadır. Sakinlerinin -giden ve kalanların- tarihinine odaklanıyor. Yunanistan’da ve yurt dışında yaşayan mübadiller ve onların çoçukları ile röportajlar yapan Bay İkonomidis’in belgeselinde, Tarih, kahramanlarının kendi anıları içinden anlatılmaktadır. Böylece, arkalarında bıraktıkları hayatlarını ve anavatan hatılararını canlandırıp kaydetterek, geleceğin Yunan yada Türk tarihcileri için kullanışlı bir araç ve bizler için değerli bir tarihsel kaynak oluşturulmuş.

Bay İkonomidis’in belgeseli objektif bir sekilde ve kaynaklara saygı duyarak, bizlere Tarihi büyük T harfi ile öğretiyor. Ama belgeselin sundukarı bununla sınırlı değil. Anlatımlara, hislerimize etki katan müzik beslemesi, görüntü işlemesi, montaj ve benzeri sanat unsurları da göze çarpaktadır. Bay İkonomidis’in belgeselinde yaşlı adamın Darıca çirozu hazırlama tekniği ile ilgili tatlı hikayesinden, yeni yurtta mülteciliğin sertliğinin tanıklığına kadar, bütün anlatımalar en sonunda izleyicide acı tatlı hisler bırakmaktadır.

Bay İkonomidis, Darıca tarihini her ne kadar objektif ve uzaktan göstermeyi denediyse de kendisi için bu kitap ve bu belgeselin ne kadar önemli oldu[unu saklamayı başaramadı. Bizim için iyiki de başaramamış. Zira, bu şekilde bizlere tarihsel bir belgeselden fazlasını izleme firsatını sundu” dedi

Belgeselde; Din hayatını, eğitimi, halk ile deniz arasındaki ilişkisini, meslekleri, sosyal ve ekonomik hayatını, toplumun idari organizasyonu ile ilgili verilerini, ürünlerini ve müzik idiomasını vurgulayarak halk malzemesi kapsamlı bir şekilde gösteriliyor.1910 yılı yangın ve 1922 yılı Eylül Küçük Asya Felaketi sırasında şehrin hızlıca terk edilmesi detaylı bir şekilde aktarılıyor.

Son olarak, Lozan Nüfus Mübadelesi Anlaşması'nın uygulanarak şehrin hızlı boşaltmasından sonra günümüze kadar modern tarih, hem mültecilerin gittiği yerler (Aretsou, Kalamaria, Neo Risio Thermis, Anavissou’nun Aretsou’su, Layrio ve A.B.D.) hem de Girit, Selanik ve Drama’dan gelen müslüman mültecilerle; Darıca’nin gelişmesini sunuyor.

Belgesel, Aretsia’lı ilk ve yeni nesil mültecilerden sözlü tanıklıkları, bilim adamlarının bölge ile ilgili yorumları, nadir arşiv ve modern görsel ve fotoğraflar ile zenginleşmiş.

yilmazparlar@yahoo.com

10.2.13

Tepelerin Ardında -Yılmaz Parlar


Cristian Mungiu’nun yönettiği ve Cosmina Stratan, Cristina Flutur ile Valeriu Andriuta’nın oynadığı Tepelerin Ardında (Beyond The Hills), 08 Şubat 2013’de M3 Film dağıtımıyla Kurmaca Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Romanya kırsalında bir Ortodoks manastırı. Almanya’dan Romanya’ya dönen Alina, çocukluk arkadaşı Voichita’yı almak üzere manastıra gelir. Voichita dünyada onu seven ve sevdiği tek insandır. Ne var ki, kız artık rahibe olmuştur. 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün ile beş yıl önce Altın Palmiye’yi kazanan Romen yönetmen Cristian Mungiu’nun son filmi

yilmazparlar@yahoo.com

Penguen -Yılmaz Parlar


David Attenborough’un yazdığı ve Yekta Kopan’ın seslendirdiği Penguen Kral (The Penguin King), 08 Şubat 2013’de Tiglon Film dağıtımıyla Calinos Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Sevimli ve genç penguen Rex, Penguen Şehri’nde kuzenleri Larry ve Moe ile birlikte yaşamaktadır. Penguen Şehri deniz kenarında, fokların sürekli ziyaret ettikleri çok güzel bir sahil şehridir. Çevresini keşfetmek için sürekli gözlem yapan meraklı Rex, günün birinde aşık olur. Bu aşk hayatını değiştirecek, fırtına kuşları gibi tehlikeli canlılara karşı yavrusunu korumak için çok şeyi göze alacaktır.

 

yilmazparlar@yahoo.com

Lincoln-Yılmaz Parlar


Lincoln

 
Gösterim Tarihi: 08 Şubat 2013
Dağıtım:Tiglon
İthalat: Tiglon
Yönetmen: Steven Spielberg
Senaryo: Tony Kushner, Doris Kearns Goodwin (kitap)
Süre:150 dk.
Yapım yılı: 2012
Yapım: DreamWorks
Yapımcılar: Kathleen Kennedy, Steven Spielberg
Fragman: http://youtu.be/GFPMQAx9OpA
Oyuncular: Daniel Day-Lewis, Sally Field, David Strathairn, Joseph Gordon-Levitt
70. Altın Küre Adaylıkları:
En İyi Film (Dram)
En İyi Yönetmen - Steven Spielberg
En İyi Senaryo - Tony Kushner
En İyi Erkek Oyuncu (Dram) - Daniel Day Lewıs
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Tommy Lee Jones
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Sally Fiıelds
En İyi Orijinal Müzik - John Williams

Steven Spielberg’ün yönettiği ve Daniel Day-Lewis, Sally Field, David Strathairn ile Joseph Gordon Levitt’in oynadığı Lincoln, 08 Şubat 2013’de Tiglon Film dağıtımıyla Tiglon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Daniel Day Lewis’in Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lincoln’ü canlandırdığı filmde savaş tüm ulusu ikiye ayırmıştır ve sert değişim rüzgârları esmektedir. Lincoln savaşı sona erdirmek, ülkeyi birleştirmek ve köleliğe son vermek için bir hareket plânı tasarlar. Medeni cesareti ve başarmaya dair şiddetli azmi sayesinde, bu kritik zamanlardaki seçimleriyle gelecek nesillerin kaderini değiştirecektir.
En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere toplam 12 dalda oscar adayı olan Lincoln 08 Şubat’ta Sinemalarda.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. Başkanı Lincoln'ı Oscarlı oyuncu Daniel Day-Lewis'in canlandırdığı ve yönetmen koltuğunda Steven Spıelberg'ün oturduğu film En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere12 dalda Oscar® adaylığıyla yılın en gözde filmi oldu. Başkanın hayatının son bir yılına ışık tutan Lincoln 8 Şubat'ta sinemalarda!
Konu: Savaş tüm ulusu ikiye ayırmıştır ve sert değişim rüzgârları esmektedir. Lincoln savaşı sona erdirmek, ülkeyi birleştirmek ve köleliğe son vermek için bir hareket plânı tasarlar. Medeni cesareti ve başarmaya dair şiddetli azmi sayesinde, bu kritik zamanlardaki seçimleriyle gelecek nesillerin kaderini değiştirecektir.

 

yilmazparlar@yahoo.com

16.1.13

“CELAL İLE CEREN”-AŞK KOMEDİSİ FİLM-YILMAZ PARLAR BİLDİRDİ




ŞAHAN GÖKABAKAR’DAN AŞK KOMEDİSİ: “CELAL İLE CEREN”
Vizyon Tarihi: 18 Ocak 2013
Yapımcı         : Şahan Gökbakar, Emrah Çoban
Yönetmen      : Togan Gökbakar
Yapım Şirketi: Çamaşırhane
Dağıtım Şir.   : Tiglon
Senaryo          : Şahan Gökbakar
Görüntü Yön.: Gökhan Tiryaki
Kurgu                        : Erkan Özekan
Müzik             : Oğuz Kaplangı
Genel Koor.   : Pelin Ekinci Kaya
Sanat Yön.     : Tural Polat
Kostüm          : Melis Atınç Gamsızoğlu
Süre                : 114 dk.
Türü               : Komedi
Çekim Yeri    : İstanbul
Fragman linki: http://youtu.be/CiUIJVTlp5Q
Oyuncular     : Şahan Gökbakar (Celal), Ezgi Mola (Ceren), Gökcen Göçebağ (Kubilay),   Dilşah Demir (Gözde)
Türk komedi sinemasının gişe rekortmeni ismi Şahan Gökbakar, senaryosunu kendisinin kaleme aldığı “Celal ile Ceren” adlı yeni yapımıyla sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 18 Ocak 2013 tarihinde vizyona girecek olan filmde Şahan Gökbakar’ın partnerliğini Ezgi Mola üstlendi. “Celal ile Ceren”in yönetmen koltuğundaysa Togan Gökbakar oturuyor.
Kadın-erkek ilişkilerine farklı bir açıdan bakan Şahan Gökbakar, uzun yıllar birlikte olan sevgililerin birbirlerini kaybettikten sonra yaşadığı deneyimi, yine komedi dozu yüksek özgün mizah üslubuyla beyaz perdeye taşıyor.
Yapımcılığını Şahan Gökbakar’ın yeni kurduğu Çamaşırhane’nin üstlendiği “Herkesin bir Ceren’i vardır” sloganıyla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanan “Celal ile Ceren”de, “Ceren” karakterini oyuncu Ezgi Mola canlandırıyor. Sette uyumlu bir çalışma arkadaşlığı yakalayan Şahan Gökbakar ve Ezgi Mola “Seyirci filmde gerçek bir çift izliyormuş hissine kapılacak” diyor.
Filmin konusu: Babasının dükkanında çalışan esnaf Celal’le, büyük bir yapı markette departman sorumlusu olarak çalışan Ceren yaklaşık altı yıldır birliktelerdir. Evlenmeye karar veren çiftin yakın arkadaşlarının sebep olduğu çeşitli olaylardan dolayı Ceren ile Celal’in evlilik plânları da suya düşer.
yilmazparlar@yahoo.com

7.1.13

‘’TAKINTI-Obsession’’ -Yılmaz Parlar



‘’TAKINTI-Obsession’’ Bu Film Çok Konuşulacak!Genç yönetmen Volkan Karataş’ın yönettiği 19.dk’lık kısa metraj film ‘’Takıntı-Obsession’’ ‘’ Sapphire AVM de bulunan Balmumu Müzesi Wax Museum İstanbul’da gerçekleşen gala gecesinde izleyicisi ile buluştu.



Karataş, Marmara sahili kısmında bulunan Kavaklı Köyü’nde hafta süren çekimler ile oluşan filmde başrolleri Boğaç Aksoy ve Türkiye Güzellerinden Merve Sarı’ya verdi.Filmde, Obsesif kompulsif bozukluk hastalığı yaşayan genç bir delikanlının hayal dünyasında yarattığı güzeller güzeli bir kadına aşkıyla saplantılarından kurtulmasının ve yaşama tutunuşunun hikayesi konu alınmış. 18 yaşında çektiği ilk filmiyle Uluslararası Film Festivallerinden ödüllerle dönerek adını duyuran Volkan Karataş, Kasım 2009’da Hollanda-Rotterdam’da düzenlenen Digital Dreams Film Festivali’ni kazanıp Hollanda’ya gitmiş, Rotterdam Sanat Kolejinde eğitim almış Hollanda’da ‘’Walk Away’’ isminde bir kısa film daha çekmişti.



Volkan Karataş ayrıca Gala gecesinde PeraModa Group Kurucu- Başkanı Engin Yıldırım’dan Başarı Plaketi aldı.Takıntı filmi için Freud’un Kurumlarından yola çıktığını söyleyen Karataş, ‘’Küçükken fazlasıyla düzenli bir çocuktum, bu düzenlilik hali ben de minimum düzeyle olsa da ileriki yaşlarımda bir takım takıntılar yaşamama neden olmuştu. Birazda buradan yola çıkıp, artık saplantıları son raddeye gelmiş bir karakter yarattım. Takıntılar insan yaşamında bazı dönemlerde baskın çıkabiliyor. Sanırım bu konu insanların ilgisini çekti. Yurt dışındaki çoğu festival komitesi filmini görmek istiyor. Yazışmalarımız devam ediyor sanırım 2013 yılında sıklıkla yurtdışında olacağız. 2013 yılının yarısında Türkiye’ye dönüp ‘’Takıntı-Obsession’’ isimli filmimin uzun metrajını çekeceğim.’’ dedi


yilmazparlar@yahoo.com